TÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETE
DİĞER
YAZARLAR
× ANASAYFATÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETEKADINBİLİM VE TEKNOLOJİSAĞLIKKÜLTÜR SANATEKOLOJİMAGAZİNEĞİTİMDÜNYASPOREKONOMİYAZARLAR
YAZARLAR
Dr Şerafettin Özdoğan

Hayat bir denge miydi? Değil!


 

 

Özellikle tek bir eksende hiç değil!

Hayat dengeden, benzerlerden çok tezatların birlikteliğidir…

Sayısız eksen hareketlerinin iç içe geçmesidir. Dengelemeye çalış, dengeleyemezsin! Tıpkı kışta güneş açması, yazda yağmur yağması gibi…

Tarih bile insanlığı dengelemeye (!) çalışan birçok rejimi eskitti. Dengeleyemedi.  Çünkü tek düze denge değil; aykırılıkların, tezatların uyumudur, ahengidir hayat. 

Hatta içindeki bu tezatlıklarla mücadele hastalıkları getirir. Bedenin tezat bulduğu bir bölümünü beğenmeme veya bir bölüm davranışlarını beğenmeme kendi içinde mücadele yaratır. Önce öz sevgin sekteye uğrar, sonra özgüvenin. Bu içsel mücadeleni fırsat bilen her türlü hastalıkların hedefi olmaya başlarsın. Bu beden olarak da toplum olarak da böyledir. 

Doğada da tezatlıklar ve farklılıklar bir arada ahenk içindedir. Hiçbir kar tanesi bir diğerine benzemez, farklıdır.  Dal da gövdeye aykırıydı ilk filizlendiğinde. Yaprak da dala. Ama birlikte ağaç oldu!

Bedenimizde birçok sistem bir arada ahenk içerisinde yaşam döngüsünü sürdürür. Birbirinden farklı sistemlerdir ama bir arada bulunurlar ve hatta birbirinin devamı olarak tamamlarlar. Solunum sistemi, dolaşım sistemi, sindirim sistemi… Hiç birinin diğerine üstünlüğü yoktur. 

Bedenimizde bulunan mineraller, vitaminler de bir arada ahenk içinde çalışır. Tıpkı yağ, protein ve karbonhidrat moleküller gibi.  Alınan gıdalarda da bu ahengi ve uyumu sağlamak gerekir. Birini çok almak veya hiç almamak ve hatta eşit almak iyiliğe götürmeyeceği gibi ahengi de bozacaktır.

Her gün aynı tarzda giyinmek, aynı tarzda beslenmek, aynı davranış kalıpları bize konfor alanı yaratabilir. Bu konfor alanı rahatlık gibi algılanabilir. Ama bedenimizin en küçük parçası olan hücrenin ve hatta zihnimizin sağlığı için farklılıkların olması gerekir. Bu farklılıklar yenilenmeyi, tekrar gözden geçirmeyi ve tazelenmeyi sağlayan uyarıları oluşturur. Aynı zamanda da ivme kazandırır. Yenilenme ve tazelenme süreci, yaşam enerjisinin aktif olduğunun ve canlılığın göstergesidir. Tezatlar olacak ki gelişim olsun, değişim olsun.

İçimizdeki farklılıklara saygı duymak ve kabullenmek, sevmek; içsel ve bedensel ahengin mayasıdır. Sağlıklı yaşam dediğimiz, bir müzik eserindeki notaların; bir tablodaki renklerin armonisi gibi farklılıkların armonisidir. 

Bütün canlılar, doğa ve hatta evren bir sanat eseridir. Her sanat eseri de bir mucize.  Mucize dediğimiz olmaz sanılanın olması ve uyum içerisinde gerçekleşmesi değil midir?

Mucize biziz. Hem bedende, hem toplumda, hem de doğada farklılıklarımız ile ‘biz’ olmaktır, olabilmektir mucize. 

Bırakın yüzünüzdeki ben ile içinizdeki ben ile mücadeleyi… Ki mucizeniz her daim sevgi dolu olsun!

 

Dr. Şerafettin ÖZDOĞAN

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı

Bütüncül Tıp Eğitmeni (Akupunktur, Manuelterapi)

[email protected] 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Ege Saati mobil uygulamasını indirin, dünyayı Ege'den okuyun...