TÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETE
DİĞER
YAZARLAR
× ANASAYFATÜM HABERLERGÜNDEMÖZEL HABEREGE'DEN HABERLERYEREL YÖNETİMLERYAŞAMGAZETEKADINBİLİM VE TEKNOLOJİSAĞLIKKÜLTÜR SANATEKOLOJİMAGAZİNEĞİTİMDÜNYASPOREKONOMİYAZARLAR
MANSET

Covid-19'un en büyük düşmanı hijyen!

Artık biliyoruz ki Covid-19’dan korunmanın yolu mesafe ve hijyen. Peki kişisel ve toplumsal olarak hijyen ve dezenfeksiyon ile ilgili nelere dikkat edeceğiz? Oya Pardak Ege Saati Gazetesi'nin dördüncü sayısı için konunun uzmanı Yüksek Kimya Mühendisi Yılmaz Seçkiner’e sordu.


29.03.2021 - 12:31

Oya Pardak: Covid-19 salgını ile tüm dünyada hastalıkla mücadelede ilk adım hijyen oldu. Çünkü tüm dünyayı esir alan bu virüsün en büyük düşmanı temizlik. Öncelikle bu konuda neler söylemek istersiniz?

Yılmaz Seçkiner: Salgınlar tarih boyunca insanlığın başına geldi. Şanslıyız ki bu yüzyılda en azından sorunu tespit edip ona yönelik çözümler geliştirebiliyoruz. Mücadelenin de birçok yöntemi var. Aşı, temizlik ürünleri gibi. Eskilerin tabiri var biliyorsunuz: “Temizlik imandan gelir.” Dini vecibelerin içerisinde de aslında insanın kaliteli yaşamasını sağlayacak öğretiler var. Bu süreç bu farkındalığı artırdı sanırım. Çok kötü bir olay olabilir ama temizlik bilincinin gelişmesi açısından önemli bir fayda sağladı diyebilirim. Bu virüs bir canlı değil aslında bir protein. Yapısal olarak çok rahat bozulabilen bir virüs. Birçok temizlik ürünüyle bu virüsle mücadelede başarı kazanabiliyorsunuz. Temizlik yaparken de dikkat etmemiz gereken bazı konular var. Temizlik için kullandığımız kimyasalların çok büyük bir kısmı tahriş edici özelliklere sahip. O yüzden temizlik yaparken, çamaşır suyu dahi kullanırken ellerimizi korumayı ihmal etmeyelim. Birçoğunun üzerinde kullanım talimatı yazıyor. Onlara uyarak kullanmaya özen gösterelim. Bu hastalıkla mücadele, hem kişisel temizliğe özen göstermenizi, hem de bulunduğunuz ortamlardaki temizliğe dikkat etmenizi gerektiyor. Bunlardan birini daha az yapmanız söz konusu olamaz. Her ikisini de özenle ve yorulmadan yapmamız gerekiyor.

Oya Pardak: Salgınla birlikte sektörünüzde ne gibi dönüşümler yaşandı?

Yılmaz Seçkiner: Biraz daha göz önünde bir sektör olduk. Haşere kontrol ve dezenfeksiyon sektörü, salgında etkilenmeyen ve büyüme yakalanılan bir sektör haline geldi. Birçok yeni şirket de tabi ki bu süreçte kuruldu. Pazar her geçen gün global ölçekte büyüyor, 2017’de 18 milyar dolar ölçeğinde olan bu pazarın 2026 yılında 28 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dezenfeksiyona yönelik hem ürün, hem de uygulama yöntemleri de oldukça gelişti. Korozyon ve tahriş edici özellikleri az, daha az zarar veren birçok ürünle de mücadele sürmektedir. Teknoloji kısmında gelişmeler de yaşandı. Yazılım sektörü, takip ve raporlama süreçlerinde bu sektörde de karşılık bulmaya başladı. Bu süreçte biz de yazılım tarafında da geliştirmeler yaptık ve sektöre yön veren konumda olmaya çalıştık. Gelecekle ilgili bu sektörde ciddi hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Geliştirdiğimiz projelerle insanlığa katkılar sunabilirsek ne mutlu bizlere.

Oya Pardak: İşyerleri ve evlere yönelik salgına karşı korunma önerileriniz nelerdir? İşveren salgına karşı riskin azalması için ne gibi önlemler almalıdır?

Yılmaz Seçkiner: İşyerlerine yönelik önerilerle başlayayım

  • Ortak kullanılan alanların mümkün olduğunca sınırlandırılması ve bu alanlarda havalandırma işinin çokça yapılması gerekiyor.
  • Ortak kullanım alanlarında yüzey temizlik malzemeleriyle periyodik temizlik planlamaları gerekiyor. Bu alanları kullanan kişi sayısına göre bu temizlik periyodu sayısını belirlemeliler. Buna hemen şöyle örnek vereyim. 100 kişinin kullandığı ortak alan olan tuvaletlerin temizliği ile 500 kişinin kullandığı ortak alan tuvaletlerin temizlik periyodu aynı olamaz. Kişi sayısı fazlaysa daha sık temizlik planlamaları gerekmektedir.
  • Dışarıdan işletmeye gelen ziyaretçi girişlerine yönelik ayrı alanların oluşturulması ve bu alanların sık temizliğinin yapılmasına özen gösterilmelidir.
  • Personelin işe başlarken ateşini kontrol etmek ve HES kodunu da takip etmek gibi uygulamaları da yapmaları gerekmektedir.
  • El dezenfektanları ve el temizliği için de ürünleri düzenli olarak yenilemeleri ve işletmenin birçok yerinde tüm personelin ihtiyacını karşılayacak şekilde organize etmeleri gerekmektedir. Yeterli maskeyi personeli için tedarik etmelidir.
  • Personelini Covid-19’a karşı da eğitime tabi tutması önemlidir. Ne kadar bilinçli olunursa o kadar çok başarılı olacağımız bir mücadele bu.
  • Kişisel atıklar; eldiven, maske vs gibi çöpler kontrollü şekilde bir yerde biriktirilmelidir ve sık sık boşaltılmalıdır bu çöpler. Evlerde, işyerlerindeki gibi ortak kullanım alanı yok ancak evlerde de bazı önemli tedbirler almalıyız.
  • Dışarıdan aldığımız ürünleri kontrollü şekilde temizleyip öyle kullanalım. Suyla yıkamak bile virüs yükünü azaltıcı bir önlemdir.
  • Eğer gün boyunca dışarıda bulunduysak eve gelince elimizi ve yüzümüzü güzelce yıkayıp temiz kıyafetler giymek de önemlidir. Virüs yükünü eve taşımamak gerekiyor.
  • Kişisel temizliğimize en fazla dikkat etmemiz gereken dönemdeyiz.

Oya Pardak: İşyerlerinin COVİD-19 nedeniyle yapması gereken yasal zorunluluklar var mıdır?

Yılmaz Seçkiner: İşverenler, iş kanunları gereği sınırsız sorumludurlar. Nedir bu sınırsız sorumluluk? İşyerinde çalışanlarının sağlığını her türlü faktörlere karşı korumalıdırlar. İşin getirdiği veya işyeri ortamının getirdiği her türlü sorun, hastalık veya kaza işverenin sorumluluğundadır. Dolayısıyla işverenin bu konuda yasal sorumluluğu oldukça fazladır. Uygun çalışma şartlarını sağlayarak, çalışanlarının sağlığını korumalıdır. Bunları bir önceki soruda sıralamıştık. Sıraladığım önlemlerin yapılması işverenin sorumluluklarını yerine getirmesi açısından önemlidir. Salgın boyunca işverenler için mümkün olduğunca rehber olmaya çalıştık. Yine bu süreç boyunca desteklerimiz devam ediyor. Personel eğitimleri, alınacak önlemlere ilişkin dokümanlar ve uygulama önerileri olmak üzere birçok konudan destek olmaya çalıştık. Bu konuda ücretsiz desteğimiz için herkes bizlere ulaşabilir. Bu konuya bakış açımız, şirketimizin sosyal sorumluluk ilkeleri gereği herkese destek olmaktır.

Oya Pardak: Salgınla savaşırken bir yandan da sağlığımız için doğru ürünleri ve ilaçlama yöntemlerini kullanmamız çok önemli. Bu konuda tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Yılmaz Seçkiner: Bu konuda yapılan birçok yanlışla da karşı karşıyayız. Öncelikle şunun bilinmesi gerekiyor ki “kalıcı dezenfeksiyon” şeklinde bir uygulama yoktur. Dezenfeksiyon işlemleri anlık yapılan ve anlık üretilen çözümlerdir. “Kalıcı dezenfeksiyon” şeklindeki ürün ve hizmet pazarlamalarının Covid-19 mücadelesine zarar verdiğini düşünüyoruz. Kalıcı dezenfeksiyon uygulamaları virüslere karşı değil, bakteri, mantar ve sporlara karşı daha çok yapılmaktadır. Burada örnek olması açısından şöyle bir açıklama yapmak istiyorum. Her gün 100 kişinin girdiği bir ortam ile her gün 1000 kişinin girdiği ortamdaki virüs yükü aynı olmayacaktır. Ortama girecek olan virüslü 1 kişi o ortamı tamamen kirletmiş olarak düşünülmelidir. Karantina prosedürlerinin uygulanıp ortamın temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Virüs yükünün tanımını da kısaca şöyle yapalım; ortamdaki virüslerin sayısı. Yani kişi sayısının fazla olduğu ortamlarda, o ortamda bulunacak virüs sayısı da artmaktadır. Bu duruma karşı mücadele bırakılmamalı ve sık sık düzenli şekilde temizlik ve dezenfeksiyon yapılmalıdır. Bu virüsle mücadeleye karşı birçok ürün etkilidir. Evlerimizde kullandığımız temizlik malzemeleri özellikle bu mücadelede bizi en çok başarıya ulaştıracak ürünlerdir. Sık kullanılan ve çabuk kirlenen alanların; hem işyerlerinde, hem de evlerde sık temizlenmesi gerekmektedir. En ucuz yüzey dezenfektanı çamaşır suyu, (hypo hammaddesi) evlerinizde kullanabileceğiniz ürünlerdir. Bu ürünü kullanırken üzerindeki kullanım talimatlarına uymaya özen gösterin. Çocukları bu üründen uzak tutun ve temizlik yaptığınız ortamın iyi havalandırmasını yapın. Kişisel el hijyeni kısmında ise, en az % 70 alkol bulunan el dezenfektanları, kolonya gibi ürünleri kullanabilirsiniz. Bu ürünleri de kullanırken kullanım talimatlarına uymaya özen göstermenizi tavsiye ederim. Herkese sağlıklı bir yaşam dilerim. Umarım en kısa sürede bu salgın son bulur ve eski normal yaşantımıza en kısa sürede dönüş yaparız. Bizlere bu fırsatı verdiğiniz için size ve ekibinize teşekkür ederim.

 

DİĞER HABERLER

Ege Saati mobil uygulamasını indirin, dünyayı Ege'den okuyun...